Ertan Yıldız: “Fatih Keleş, bir gün bana ’haraç işleri ile ilgilenmekten yoruldum’ dedi”

25.08.2026
A+
A-

“Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü” davasında savunma yapan İBB Meclis İştirakler Bağlı Kuruluşlar Komisyon Başkanı Ertan Yıldız, “Fatih Keleş, bir gün bana ’haraç isleri ile ilgilenmekten yoruldum’ dedi. Benim uğraşmamı istediğini söyledi …

Ertan Yıldız: “Fatih Keleş, bir gün bana ’haraç işleri ile ilgilenmekten yoruldum’ dedi”

“Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü” davasında savunma yapan İBB Meclis İştirakler Bağlı Kuruluşlar Komisyon Başkanı Ertan Yıldız, “Fatih Keleş, bir gün bana ’haraç isleri ile ilgilenmekten yoruldum’ dedi. Benim uğraşmamı istediğini söyledi, bende reddettim” dedi.

“Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü” davasının ikinci duruşmasına 5’inci gününde devam ediliyor. Marmara Ceza İnfaz Kurumları Silivri Yerleşkesi’nde görülen duruşmada, İBB’ye bağlı İstanbul Senin uygulamasının bağlı olduğu Kobil Teknolojileri A.Ş. çalışanı tutuksuz sanık Ayhan Güveli savunma yaptı.

“İstanbul Senin uygulamasında bir veri görüp, dışa aktarmam mümkün değildir”

Sanık Güveli, bir örgüt içerisinde yer almadığını belirterek, “Ben, bir örgüt içerisinde yer almadım. Ben, uygulamanın yapımı, tasarımı aşamasında da yer almadım. Ben, yapılan sistemin tanıtımında yer aldım, insanlara bunun sunumunu yaptım. Sunum toplantılarında ben, İstanbul Senin uygulamasının tanıtımını yaparken, bu uygulamaya üye bile değildim. İddianamede, bu uygulamanın yöneticisi olarak görünüyorum. Bunun bir hata olduğunu düşünüyorum. İstanbul Senin uygulamasında bir veri görüp, dışa aktarmam mümkün değildir. Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum” ifadelerini kullandı.

“Fatih Keleş, bir gün bana ’haraç isleri ile ilgilenmekten yoruldum’ dedi. Benim uğraşmamı istediğini söyledi”

Duruşmada, davanın soruşturma aşamasında etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanarak adli kontrol tedbiriyle tahliye edilen İBB Meclis İştirakler Bağlı Kuruluşlar Komisyon Başkanı tutuksuz sanık Ertan Yıldız savunma yaptı. Hazırlanan iddianamede sanık Yıldız, ‘örgüt yöneticisi’ sıfatıyla yer alıyordu. Kimlik tespiti yapılan Yıldız, Endüstri Mühendisi olduğunu ve aylık gelirinin 800 bin lira olduğunu aktardı.

Ekrem İmamoğlu ile Beylikdüzü’nde tanıştıklarını belirten Yıldız, “Bana ‘yalan söyle’ dediler. Benim için ‘kaçar, pişman olur’ dediler. Ancak ben kaçmadım buradayım. Ekrem İmamoğlu ile Beylikdüzü’nde tanıştık. Fabrikamız oradaydı. Zaman zaman görüşürdüm. Seçim zamanlarında da görüşürdük. 2019 seçimlerini kazandıktan sonra beni danışman olarak atadılar. Ekrem İmamoğlu isteği ile iştirak şirketlerinden sorumlu oldum. Biz, 4 buçuk yıldır görevdeyiz. Bu 4 buçuk yılın başarılı olduğunu düşünüyorum. Beltur, pandemi sürecinden çok etkilenmişti. Zarar ediyordu, onu da kurtaramadık. Ben, yürütemeyeceğimizi söyledim ve görevimden ayrıldım. Ben, Ekrem İmamoğlu’nun cumhurbaşkanlığı yoluna gidene kadar eşlik etmek için yola çıktım. Ancak gördüm ki, bu yolda rahatsız olduğum, beni de kötü etkileyen şeyler oldu, ben de istifa ettim. Fatih Keleş, bir gün bana ’haraç isleri ile ilgilenmekten yoruldum’ dedi. Benim uğraşmamı istediğini söyledi, bende reddettim. Burak Gülibrahimoğlu benden hoşlanmıyordu, bunu da Fatih Keleş’e yansıtıyordu. O da, başkan İmamoğlu’na yansıtıyordu. Onlar da, benden rahatsız oldular” diye konuştu.

“800 milyon dolarlık gelirin en az yarısını İSTAÇ alacaktı. Böyle bir gelirden mahrum kaldı”

Cebeci döküm sahasında İSTAÇ’ın zarar ettiğini söyleyen Yıldız, “Cebeci, bir maden bölgesidir, orada zamanla çukurlar oluşmuş ve tehlike oluşturan bir alan haline gelmiştir. Biz, göreve geldiğimizde masama ilk bu konu geldi. Murat Gülibrahimoğlu o alanla ilgili bir proje geliştirdi. İSFALT bir ihale açıyor. 170 bin ton hafriyat dökülmesi için MAPEG izin veriyor. 5 yıl içinde 185 milyon ton hafriyat dökülüyor. Bunların yol izinlerini veren belediye. Her gün 5 bin tır gidip oraya hafriyat döküyor müdahale edilmediği için. 170 bin ton için izin alınan yere de hiç hafriyat dökülmemiş. Bu hafriyat İSTAÇ’ın yerine dökülse 800 milyon dolardan 400 milyon dolar alacaktı. Eğer buradaki hafriyat bu şekilde maden sahasına değil de İSTAÇ’ın hafriyat alanına gitseydi, 800 milyon dolarlık gelirin en az yarısını, yani 400 milyon kadarı İSTAÇ alacaktı. İSTAÇ dört yıllık bir sürede böyle bir gelirden mahrum kaldı. Dolayısıyla İstanbul Büyükşehir Belediyesi, benim içinde olmadığım, olmak istemediğim bir ortam oluşturdu. Ben de, ayrılmaya karar verdim. 2023’ün sonunda ayrıldım. Sadece meclis üyesi olarak devam ettim. Kendi hayatıma döndüm, işlerimin başına döndüm” şeklinde konuştu.

“İSTAÇ’ın yönetim kurulunda bilgi sahibi, uzman bir insan yok”

İSTAÇ’ın yönetim yapısına ilişkin Yıldız, “İSTAÇ’ın yönetim kurulunda bilgi sahibi, uzman bir insan yok. Tamamen İstanbul Büyükşehir Belediyesi bürokratlarından oluşuyor. Tamamen onların özlük haklarını iyileştirmek amacıyla oluşturuldu. Bir şirketin 5 tane, 7 tane yönetim kurulu üyesi olur. Ama İSTAÇ’ın 20 tane yönetim kurulu üyesi vardır. Çünkü İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde yönetim kurulu huzur hakkı yaklaşık 400 kişidir. 400 kişiyi şirketlere yönetim kurulu üyelerini dağıtmışlar. Bu sistem bizden önce kurulmuştu. Yani AK Parti döneminde de böyleydi. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde devlet memuru bürokratların özlük haklarını güçlendirmek amacıyla yapılan bir uygulamadır” dedi.

Duruşma, sanık Ertan Yıldız’ın savunması devam ediyor.